Gözlerine bakınca, gözbebeğine yansımış kendimi görmüyordum ben aslında. Yokluk içinde geçmiş çocukluğunu, babanın bir üzüm tanesi için, o küçücük yanağına kocaman avucuyla patlattığı tokadı, iyi...
Çocukken zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamazdım. Hatta çok istediğim bir şey varsa zaman adeta dururdu. Hep büyüklere bakar, birgün büyük olabileceğim aklıma bile gelmezdi. Hayat...
Neyin hesabını kime vereceksin? Ya da kimden hesap soracaksın? Ortada ne kaldı ki... Çok sular aktı, kimbilir o şimdi hangi suları bulandırmakla meşgul...